<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - Araklı Medya</title>
<link>https://araklimedya.com/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://araklimedya.com</copyright>
<image>
<title>https://araklimedya.com</title>
<url>
https://araklimedya.com/images/genel/araklyZlogoZ2026.jpg
</url>
<link>https://araklimedya.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Trabzon  Termal Turizmin Yıldızı Olabilir mi? - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/trabzon--termal-turizmin-yildizi-olabilir-mi---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon ve bölgemizin turizmden 12 ay gelir elde edebilmesi için sağlık turizmi ve termal turizm önemli bir çıkış noktası olarak değerlendirilebilir. Bölgemizde son yaşanan depremlerin ardından şifalı suların yüzeye daha yakın bölgeye yükseldiği bilim çevrelerince gündeme taşınarak bu noktada Trabzon’da fırsatı değerlendirip ekonomik açıdan önemli kazanımlar saylayabilir.</p>

<p> </p>

<p>Turizmi 12 aya yayarsak, Ülkemizde Trabzon’da şehrin, esnafın, acentelerin, taşımacının, rehberlerin yani tüm paydaşların yükünü hafifletmiş oluruz. 12 ayda gelen ziyaretçiyi 3 ayda çekmeye çalışırsanız, yaşanan sorunlar hepimizin malumudur. Onun için her alanda turizmin 12 aya yayılması gerekiyor. </p>

<p> </p>

<p>İçinde bulunduğumuz çağda sağlıklı yaşam bilinci sürekli gelişiyor ve alternatif tedavi yöntemleri ya da sağlık güçlendirici ve destekleyici faaliyetler de sık sık kullanılıyor. Doğal termal suyun çok eski bir tedavi kaynağı olması ve bu alanda hizmet veren merkezlerin artması termal turizmine olan ilginin büyümesini sağlıyor. Trabzon merkeze yakın konumda bulunan Kisarna Maden suyu, Akoluk ve Araklı Bereketli Mahallesindeki Maden sularının olduğu bölgede yeterli araştırma bütçesi ayrılarak yapılacak bilimsel çalışmalar ile Kaplıca turizmi konusunda önemli verileri elde etmenin mümkün olduğuna bu konuda çalışan Bilim insanları vurgu yapıyorlar.</p>

<p> </p>

<p> KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin yaptığı açıklamada: “Sıcak su kaynakları, yeryüzüne düşen meteorik kökenli suların (yağmur, kar,vs) yeraltına doğru hareket ederek, kayaçların kırık, çatlak ve gözeneklerinde birikip, jeotermal gradyan veya volkanik faaliyet, tektonizma gibi herhangi bir ısıtıcı kaynak tarafından ısıtılmış yer altı suyunun yeryüzüne çıkmasıyla oluşmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Yüzeyde çevredeki normal kaynaklardan daha yüksek sıcaklığa sahip bu sular ve çevresi Ilıca olarak adlandırılır. Sıcak su kaynaklarının kullanımı için kaynak çevresinde kurulan tesislere de Kaplıca adı verilmektedir. Ancak halk arasında sıcak sulara da kaplıca suyu denilmektedir. Kaplıca suları normal yeraltı sularına göre daha fazla çözünmüş madde içerirler ve bu özelliklerinden dolayı sağlık sektöründe bazı hastalıkların tedavisinde yardımcı unsur olarak kullanılırlar. Bu sebeple kaplıcalar sağlık turizminin gelişmesinde son yıllarda oldukça önem kazanmıştır. Kaplıca turizmi özellikle kış aylarında yöreye önemli bir ekonomik girdi sağlamaktadır. Kaplıca tesisleri için gerekli olan sıcak su kaynaklarının bulunuşu kayaç türü, tektonik veya volkanik magmatik faaliyetler gibi bazı jeolojik koşullara bağlıdır. Bu koşullar ülkemizin her yerinde aynı olmadığı için sıcak su kaynakları da bazı bölgelerde daha fazla gözlenirken bazı bölgelerde daha az veya nadir bulunurlar.</p>

<p> </p>

<p>Doğu Karadeniz Bölümünde bu şartların oluştuğu Ordu, Rize ve Artvin’de sıcak su kaynakları ve dolayısıyla kaplıca tesisleri mevcuttur. Trabzon İli genelinde kendiliğinden yüzeye çıkan bir sıcak su kaynağı mevcut değildir. Son yıllarda jeotermal (sıcak su kaynağı) aramaları yeni yöntemlerle jeoloji ve jeofizik mühendislerinin birlikte yürüttüğü çalışmalarla yapılmaktadır. Karar vericiler ile uygulamacıların birlikte yer alacakları projeler yeni sıcak su sahalarının keşfi için önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/trabzon-termal-turizmin-yildizi-olabilir-mi-saglik/1255/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Op. Dr. Hüseyin AK: “30 Binin üzerinde Hekim’in Taleplerini Trabzon’dan Haykırdı!” - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/op-dr-huseyin-ak-30-binin-uzerinde-hekimin-taleplerini-trabzondan-haykirdi---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Hekim Birliği Sendikası Trabzon Yomra İnanlar Otel’de üyeleri ile iftar yemeğinde bir araya geldi.</p>

<p>Op. Dr. Hüseyin AK: “30 Binin üzerinde üye ile Türkiye’nin en büyük Hekim Sendikası olduk!”</p>

<p>Katılımın yoğun olduğu iftarın ardından açıklamalarda bulunan Hekim Birliği Sendikası Trabzon Şube Başkanı Op. Dr. Hüseyin AK: “Saygıdeğer Hocalarım, değerli meslektaşlarım; 3 Aralık 2021 tarihinde İzmir Ödemiş’te atılan adım; bir kar tanesi idi, çoğala çoğala kartopu olduk, sonra büyük bir çığa dönüşüp 30 binin üzerinde üyesi ile Türkiye’nin en büyük hekim sendikası olduk. Başımıza bir hal gelirse ne yaparız nasıl üstesinden geliriz sorularını kendimize hep sorduk. Ancak içimizi rahatlatacak cevabı hiçbir zaman bulamadık. Hep bizi yöneten idarecilerin insafına kaldık. Artık değil! El ele verdik Rotamız Atamız dedik ve Hekim Birliğinde birlik olduk Sendikamızın sağladığı birlik ruhu, bize özgüven oldu.</p>

<p> </p>

<p>Şubemizin kuruluşunda desteğini esirgemeyen, bize bu yolu açan Kurucu Genel Başkanımız; Sn: Hatice Çerci Balcı Hanımefendiye buradan bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyorum.</p>

<p>Peki biz kimiz; En başta insan, sonra Hekim olabilmek Herhangi bir siyasi veya ideolojik düşünce ve yapıdan bağımsız olarak; Sadece hekimlik mesleği ve biz hekimlerin hak ve mücadelesini sağlamak.  Hekimlerin çalışma koşullarına ilişkin hak ve menfaatleri koruyup geliştirmek için Hekimlik için Hekimler adına Hekim Birliği Sendikasına çalışmak amacındayız. Sizin gibi sahada aktif hekim olarak çalışan ve hekim birliği mücadelesine gönül veren hekimleriz.</p>

<p> </p>

<p>Çağdaş ve güvenli koşullarda hekimlik yapmak her hekimin hakkıdır Hekim Birliği olarak hekimlerimizin çalışma koşullarına dair hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulduk. Hedefimiz; siyasi ve ideolojik bir amaç gütmeden hekim hakları konusunda etkili ve kalıcı kazanımlar sağlamak için; Hekimleri bir çatı altında toplamak ve sadece hekim haklarını amaçlayan bir birlik olmaktır. HEKİMLER için HEKİMLİK için birlikte başaracağız! Gelin Birlik Olalım” ifadelerini kullandı.  </p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>

<p><img alt="" src="/images/3(19).jpg" style="width: 855px; height: 641px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/2(26).jpg" style="width: 1366px; height: 414px;" /></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/op-dr-huseyin-ak-30-binin-uzerinde-hekim-in-taleplerini-trabzon-dan-haykirdi-saglik/1254/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Prof. Dr.  Arzu Fırat Ersoy: “Araklı Bereketli Mahallesindeki Su Kaynağına Dikkat Çekti!” - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/prof-dr--arzu-firat-ersoy-arakli-bereketli-mahallesindeki-su-kaynagina-dikkat-cekti---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü  Prof. Dr. Arzu Fırat Ersoy Trabzon ve İlçelerindeki su kaynaklarının insan sağlığı açısından önemine dikkat çekerek ekonomik olarak mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p> </p>

<p>Prof. Dr.  Arzu Fırat Ersoy açıklamasının devamında: “Maçka Vadisi’nde çalışmalar arttırılabilir çünkü Maçka Vadisi’nde, Akoluk’da biliyoruz ki bir çok maden suyu kaynağı var miktarları az olsa da miktarının artırılması için sondaj çalışmaları jeolojik ve jeofizik çalışmalar yapılabilir.</p>

<p>Araklı Bereketli Mahallesindeki su kaynağı da iyi bir kaynak, iyon içeriği de gayet güzel jeolojik çalışmalar yapılarak daha yüksek miktarda maden suyuna ulaşılabilir. Sağlık turizmi ve kaplıca turizmi açısından da yine bu kaynaklara yakın bölgede bir proje kapsamında sağlık turizmi açısından değerlendirilip, tesis yapma imkanı olabilir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Rize İkizdere, Ayder, Artvin Şavşat ve Ordu Fatsa Sarmaşık bölgesindeki sıcak su kaynaklarının da çevresinde gözlemleyebildiğimiz izler ve emarelerden yola çıkarak kaynak geliştirmek için çalışmalar yapılabilir” ifadelerini kullandı.  </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Trabzon ve bölgemizin turizmden 12 ay gelir elde edebilmesi için sağlık turizmi ve termal turizm önemli bir çıkış noktası olarak değerlendirilebilir. Bölgemizde son yaşanan depremlerin ardından şifalı suların yüzeye daha yakın bölgeye yükseldiği bilim çevrelerince gündeme taşınarak bu noktada Trabzon’da fırsatı değerlendirip ekonomik açıdan önemli kazanımlar elde edebilir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Turizmi 12 aya yayarsak Ülkemizde ve Trabzon’da şehrin, esnafın, acentelerin, rehberlerin yani tüm paydaşların yükünü hafifletmiş oluruz. 12 ayda gelen ziyaretçiyi 3 ayda çekmeye çalışırsanız, yaşanan sorunlar hepimizin malumudur. Onun için her alanda turizmin 12 aya yayılması gerekiyor. </p>

<p> </p>

<p>İçinde bulunduğumuz çağda sağlıklı yaşam bilinci sürekli gelişiyor ve alternatif tedavi yöntemleri ya da sağlık güçlendirici ve destekleyici faaliyetler de sık sık kullanılıyor. Doğal termal suyun çok eski bir tedavi kaynağı olması ve bu alanda hizmet veren merkezlerin artması termal turizmine olan ilginin büyümesini sağlıyor. Trabzon merkeze yakın konumda bulunan Kisarna Maden suyu, Akoluk ve Araklı Bereketli Mahallesindeki Maden sularının olduğu bölgede yeterli araştırma bütçesi ayrılarak yapılacak bilimsel çalışmalar ile Kaplıca turizmi konusunda önemli verileri elde etmenin mümkün olduğuna bu konuda çalışan Bilim insanları vurgu yapıyorlar.</p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/prof-dr-arzu-firat-ersoy-arakli-bereketli-mahallesindeki-su-kaynagina-dikkat-cekti-saglik/1253/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ali Çankaya: “AŞIRI TÜKETİM OLURSA HASTANEDE GÖZÜMÜZÜ AÇABİLİRİZ!” - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/ali-cankaya-asiri-tuketim-olursa-hastanede-gozumuzu-acabiliriz---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon eski Tarım İl Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Ali Çankaya yaptığı açıklamada: “Doğa Tarih Derneği olarak Araklı Konakönü, Kalecik, Buzluca, Turup ve Araklı limanında doğa yürüyüşü yaptık. Bu esnada bölgenin tarihi sivil mimari Konakları, Kaleleri diğer taraftan gastronomi özelliklerini yerinde tespit ettik.  Osmanlı dönemi camilerini gördük, Canayer Kalesi’nde özellikle doğayı doğal güzellikleri gördük. Burada Azeri bir vatandaşımızın Rize‘de ikamet ettiğini ve Deli bal üretimi için 30 kovanıyla birlikte Canayer Kalesi’nde konuşlandığını gördük. Bu günlerde komar diye tabir ettiğimiz orman gülleri çiçek açmış durumda şu anda tam zamanı ancak havalar yağışlı gittiği için zaman zaman arıcılarımızın arıyı beslemek için şurup kullandıklarını gördük.</p>

<p> </p>

<p>Delibal çok önemli bir besindir, tansiyon düşürücüdir, ancak dikkatli tüketilmesi gerekir. Eğer aşırı tüketim olursa hastanede gözümüzü açabiliriz. Bu bakımdan az tüketmek gerekir dediğim gibi özellikle tansiyon problemi olanlar için önemli bir besin maddesidir. Deli bal üretiminin disipline edilebilmesi bakımından bu üretimi yapan Arıcılarımızın yerleşim konusunda da Tarım teşkilatımızla iş birliği içerisinde konuşlanması en doğru hareket olacaktır. Doğu Karadeniz bölgesinde 3 bin metreye kadar rahatlıkla bu orman gülü dediğimiz yöre halkının komar dediği bitkilerimizi rahatlıkla görebiliriz bu noktada önemli bir potansiyeliz var. Tüm arıcılarımıza bu yıl başarılı bol ve kazançlı bir bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/ali-cankaya-asiri-tuketim-olursa-hastanede-gozumuzu-acabiliriz-saglik/1252/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HAMSİKÖY TRAVERTEN ŞELALELERİ BÜYÜLÜYOR… - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/hamsikoy-traverten-selaleleri-buyuluyor---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Doğa-Tarih Derneği üyeleri Trabzon’un Maçka İlçesine doğa yürüyüşü programı düzenledi.</p>

<p>Trabzon Doğa-Tarih Derneği Spor Sorumlusu Ahmet Arslan ve Enver Toklu’nun rehberliğinde gerçekleştirilen 15 km. uzunluğundaki yürüyüş rotası 6 saatte tamamlandı.</p>

<p> </p>

<p>Etkinliğin ardından açıklamalarda bulunan Eğitimci Ahmet Arslan: “Doğa-Tarih grubu olarak Trabzon’dan yola çıktık. Faaliyetimiz Maçka’da kısa süre önce kaybettiğimiz efsane Sanatçı  Volkan Konak’ın mezarını ziyaret ederek başladı. Hamsiköy‘de sabah kahvaltımızı yaptık kahvaltıdan sonra yürüyüş Hamsiköy‘den başlayarak Çıralı Mahallesi’nden Limni Yaylası’na doğru günümüzde kullanılmayan patika yayla yolu, orman içi yoldan Limni Yaylası üzerinden Hamsiköy traverten şelalelere doğru geçiş yaptık. Suyun bol olduğu bu günlerde muhteşem görselliği izleme fırsatı bulduk. Günün sonunda tekrar şelalelerden Hamsiköy’e kadar yürüyüşle araç yolun üzerinden yürüyerek faaliyetimizi tamamladık. Birazcık yorulduk ama güzel anılarla, gülen yüzlerle birlikte faaliyeti tamamladık 6 saat 15 kilometrelik bir parkurumuz oldu görülmeye değer bir coğrafya katılanlara teşekkür ederim. Çok eğlenceli bir etkinlik oldu bu zamana kadar hiçbir spor kulübünün gitmediği görmediği bir parkurda şelalelere çıkmış olduk. Doğa Tarih Derneği olarak temennimiz bu patika yolu kaybolmadan bir çok kulübümüz kullanır çünkü doğayla iç olarak o otantik alanların seyri içerisinde yürümek ayrı bir güzellikti. Günün sonunda yorgun ama gülen yüzlerle ve güzel anılarla yürüyüşü tamamlamış olduk.</p>

<p> </p>

<p>Coğrafi olarak bölge çok güzel bir yer fakat bizim turizm adı altında planlamamızda büyük eksiklik olduğunu görüyorum dolayısıyla yerli ve yabancı turistlerin, misafirlerimizin bu bölgeyi gelişigüzel kullanması, kontrolsüz kullanması, çöplerini doğaya atması bizim için çok acı verici bir durum oluyor. Yetkililerin bu bölgeye özel önem vermesi gerekiyor.</p>

<p> </p>

<p>Hamsiköy travertenleri aslında uzunluğu yaklaşık 4 km’yi bulan bir kitleden oluşuyor. Şelalelerden başlayıp Zigana anayolunun altına kadar devam eden bir kitle var. Traverten mağaralarında bulunduğu bu bölgeye Maçka Belediyesi, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Turizm İl Müdürlüğü ve Valilik özel önem göstermelidir” dedi.</p>

<p>Arap turistlerinde yoğun ilgi gösterdiği bu bölgeye oturma alanı kamelyalar ve tuvalet yapılarak doğa harikası bu bölgede daha fazla vakit geçirmeleri sağlanabilir.</p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>

<p><img alt="" src="/images/koyun%20yayla.jpg" style="width: 865px; height: 649px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/kek.jpg" style="width: 487px; height: 649px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/1(14).jpg" style="width: 865px; height: 649px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/hamsik%C3%B6y.jpg" style="width: 865px; height: 649px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/hamsikoy-traverten-selaleleri-buyuluyor-saglik/1251/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Özlem Uğurbaş Arslan: “SAĞLIK UZAKTA DEĞİL, ECZACINLA YANINDA”  - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/ozlem-ugurbas-arslan-saglik-uzakta-degil-eczacinla-yaninda----saglik.jpg" width="250"><br>
<p>18. Bölge Trabzon Eczacı Odası Başkanı Uzm. Ecz. Özlem Uğurbaş Arslan, modern eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verilişinin 186. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.</p>

<p> </p>

<p>Uzm. Ecz. Özlem Uğurbaş Arslan açıklamasında: “Ülkemizde modern eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği tarih olan 14 Mayıs 1839’dan bugüne tam 186 yıl geçti.  Bizler için çok önemli olan bugünü 50 bini aşkın meslektaşımız ile birlikte kutlamanın gururunu yaşıyoruz.</p>

<p>Bilimsel birikimimizin rehberliğinde; hastalarımızın sağlığını korumaya, ilaç tedavilerine destek olmaya ve şifa sunmaya devam ediyoruz. Kamuda, akademide, ilaç sanayinde ve eczanelerimizde hastalarımızın ilaca <strong>en kolay, en doğru ve en güvenilir </strong>şekilde ulaşabilmesi için 186 yıldır kararlılıkla çalışıyoruz.</p>

<p>Bu yıl temamızı “<strong>Sağlık Uzakta Değil, Eczacınla Yanında”</strong> olarak belirledik. Hastaların en yakın sağlık danışmanlarının eczacılar olduğunu vurgulamakla kalmıyor, güven unsurunun da altını bir kez daha çiziyoruz.</p>

<p>Gelişen teknoloji ve erişim olanakları sayesinde hemen her ürüne, çok hızlı ulaşılıyor. Ancak bu ürünlerin güvenilir olup olmadığı çoğunlukla sorgulanmıyor.</p>

<p>Özellikle pandemi döneminin etkisiyle sosyal medya ve e-ticaret kanalları yaygınlaştı. Bu alanın yeterince denetlenememesi ise sahte ve kontrolsüz ürünlerin piyasada hızla çoğalmasına neden oldu.</p>

<p>Sahte ilaçlar, küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Uluslararası kuruluşlar tarafından bu alanda rapor edilen toplam suç sayısı 2021'e göre % 38'lik bir artış göstermiştir.</p>

<p>Bu tehditle mücadele için ne gerekiyor? Öncelikle güçlü yasal düzenlemeler gerekiyor.  Ülkemizde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun uyguladığı İlaç Takip Sistemi gibi etkin teknolojik çözümler gerekiyor. Çünkü İlaç Takip Sistemi her bir ilaç kutusuna ayrı bir kimlik vererek üretimden son kullanıcıya kadar izlenmesini ve ilaç güvenliğini sağlıyor. Bu aynı zamanda şu anlama da geliyor; <strong>Eczanelerden aldığınız ilaçlar her zaman kayıtlı, her zaman orijinal ve her zaman güvenilirdir.  İlaç temininde güvenli ve yasal tek adres Eczanelerdir. </strong></p>

<p>Elbette bütün bunlarla birlikte toplum bilincinin artırılmasını da içeren çok yönlü bir yaklaşım da gerekiyor.</p>

<p>Son yıllarda vitamin, mineral ve bitkisel ürünler konusunda halk sağlığını tehdit eden çok ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Söz konusu ürünlerin hiçbir güvenlik bariyeri ve denetim mekanizması bulunmayan internet ortamlarında ve zincir marketlerde satılması, sosyal medya fenomenleri tarafından reklam yolu ile tüketimlerinin körüklenmesi son derece tehlikelidir.</p>

<p>Yapılan bilimsel çalışmalar, internetten satılan bu tarz ilaç benzeri ürünlerin, etiketinde yazan içeriğe de sahip olmadığını gösteriyor. Hatta bazılarında hiç olmaması gereken zararlı ve yasaklı maddelerin bulunduğunu ortaya koyuyor. Aslında vitamin, mineral ve bitkisel ürünlerin de ilaçlar gibi İyi Üretim Uygulamaları olan, uluslararası standartlara uygun, güvenli tesislerde üretilmesi gerekiyor.</p>

<p>Ayrıca 'doğal' veya 'bitkisel' olarak ifade edilen bu ilaç benzeri sağlık ürünlerinin de bilimsel veriler ışığında kontrollü bir şekilde kullanılması gerekiyor. Yüksek dozda alınan bir vitamin veya bilinçsizce kullanılan bir bitkisel takviye; özellikle anne adayları, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan vatandaşlarımız için çok ciddi yan etkilere yol açabilir. Daha da önemlisi, bu ürünler, hastalarımızın kullandığı diğer ilaçlarla etkileşime girerek tedavilerini olumsuz etkileyebilir, beklenmedik sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Bu nedenle vitaminler, mineraller ve bitkisel ürünler hekim tavsiyesi ve mutlaka eczacı danışmanlığında kullanılmalıdır. <strong>Biz eczacılar, bu ürünlerin içeriğini, potansiyel risklerini, ilaçlarla ve gıdalarla etkileşimlerini bilen, hastaya bu konuda en doğru bilgiyi ve danışmanlığı verebilecek sağlık profesyonelleriyiz.</strong> Bu, bizim mesleki sorumluluğumuz ve yetkinliğimizdir. Bir ürünün doğru dozunu, kullanım süresini belirlemek ve olası risklere karşı uyarmak eczacının uzmanlık alanıdır. Vitamin, mineral ve bitkisel ürünlerin Sağlık Bakanlığı kontrolünde ve sadece eczacı danışmanlığıyla eczanelerden halka ulaştırılması gerektiğini ısrarla vurguluyoruz.</p>

<p>Dünyada yaşanan son gelişmeler, ilaç sektörünün de yeni bir döneme girdiğini işaret ediyor. ABD-Çin çekişmesi, küresel tedarik zincirlerinin aşırı merkezileşmesinin yarattığı riskleri açıkça ortaya koydu. ABD Başkanı Trump, dün ABD’de ilaç fiyatlarını yüzde 30 ila yüzde 80 oranında düşürecek kararnameye imza attığını duyurdu.</p>

<p>Yaşanan ticaret savaşlarının ilaç sektörünün maliyetlerinin yükselmesine, tedarik zincirlerinin bozulmasına ve küresel ölçekte ilaca erişim sorunlarının baş göstermesine neden olacağı görülüyor. Bunun için her zaman söylediğimiz gibi ilaçta dışa bağımlılığı azaltmak ülkemizin stratejik, ekonomik ve sağlık politikalarının merkezinde yer almalıdır. Sağlık güvenliği, ekonomik güvenlik kadar önemlidir. Ham madde stratejisinden, Ar-Ge yatırımlarına, ihracattan, eczacının rolüne kadar bütüncül bir yol haritası ortaya koymak durumundayız. <strong>Ülkemiz, kendi</strong><strong> ilacını üretme kabiliyetini artırmak ve uluslararası rekabette yerini güçlendirmek zorundadır. </strong>Bunu başarabilmek için kamu, özel sektör ve meslek örgütleri olarak hep birlikte çalışmamız gerekiyor.</p>

<p>Yeni mezunlarımızın potansiyelini sağlık sistemimize tam olarak entegre etmek için yeni bir istihdam vizyonuna ihtiyacımız var. <strong>Kamu, özel sektör, hastaneler, ilaç endüstrisi ve dağıtım kanalları dâhil olmak üzere sağlık ekosisteminin tamamında eczacı sayısını stratejik olarak artıracak politikalar tasarlanmalıdır</strong>. Kamuda eczacı varlığının güçlendirilmesi, hastalarımızın daha nitelikli ve daha güvenli ilaç hizmeti almasının temelini oluşturacaktır. Aynı zamanda, ilaç endüstrisinde ilacın gerçek uzmanı olan eczacılarımızın hak ettiği yeri almasını sağlayacak ve inovasyonu teşvik edecek özel istihdam stratejilerinin geliştirilmesi kritik önemdedir.</p>

<p>Kamuda çalışan ve kamudan emekli olan eczacı meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi ile hak kayıplarının telafi edilmesi, öncelikli ve önem verdiğimiz konular arasında yer almaktadır. Sağlık ve tedavi süreçlerinin vazgeçilmez unsuru olarak, stratejik bir rol üstlenen kamu eczacılarının maruz kaldığı ayrımcılıklara son verilmelidir. Zor koşullar altında fedakârca görev yapan kamu eczacılarımız, hak ettikleri çalışma düzenine ve haklarına sahip olmalıdır. Aynı şekilde, kamudan emekli meslektaşlarımızın karşılaştığı mağduriyetler de ivedilikle çözüme kavuşturulmalıdır.</p>

<p>En yakın sağlık danışmanınız eczacılar, özverili çalışmalarıyla sayısız hayatı koruyup, hastaların tedavilerine katkı sunmaktan onur duyar. İlaç söz konusu olduğunda, güvenin ve güvencenin simgesi eczacıdır. 186 yıldır bu bilinçle her koşulda hizmet sunan eczacılar, bundan sonra da bu güvene layık olarak halkımıza hizmet sunmaya devam edeceklerdir.</p>

<p>Bilimsel eczacılığın 186. yıl dönümünde bütün meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" src="/images/2(34).jpg" style="width: 1366px; height: 560px;" /><img alt="" src="/images/3(25).jpg" style="width: 855px; height: 641px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/ozlem-ugurbas-arslan-saglik-uzakta-degil-eczacinla-yaninda-saglik/1250/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Konunun Uzmanı Bayram Öncesi Uyardı! - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/konunun-uzmani-bayram-oncesi-uyardi---saglik.jpg" width="250"><br>
<p style="margin-left:.7pt;">Tüm yetkili kurumları görevlerini eksiksiz yerine getirmeye davet ediyoruz!</p>

<p style="margin-left:.7pt;">TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Trabzon Bölge Temsilcisi ve Başkan Vekili Efkan AYTEKİN yaklaşan kurban bayramı öncesinde çevre ve halk sağlığı konularında önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p style="margin-left:.7pt;"> </p>

<p style="margin-left:.7pt;">Efkan AYTEKİN  açıklamasında: “Bölgemizde kurulan kurban satış ve kesim alanları ile ilgili Çevre Mühendisleri Odası Trabzon Bölge Temsilicliği olarak kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuzu bir kez daha yerine getiriyoruz.</p>

<p style="margin-left:.2pt;">Malumunuz Haziran ayının ilk haftasında Kurban Bayramını idrak edeceğiz. Bu vesile ile özellikle bölgemizin yağışlı iklimi ve Haziran ayı itibarıyla artan sıcaklıklar kurban satış ve kesim alanlarında oluşacak hayvansal atıkların çevreye ve halk sağlığına olumsuz etkilerini artırmaktadır. Özellikle kontrolsüz alanlarda yapılan kesimler sonrası açığa çıkan kan ve hayvansal atıkların yağışlarla birlikte yüzey sularına ve yeraltı su kaynaklarına karışma riskini yükseltmekle birlikle kötü koku ve haşere gibi olumsuz durumlara neden olmaktadır. Bu durum sadece çevre kirliliğine değil aynı zamanda ciddi halk sağlığı sorunlarına yol açabilmektedir.</p>

<p style="margin-left:.2pt;"> </p>

<p style="margin-left:.2pt;">Bu bağlamda Hayvan satış alanlarında hayvan refahı ve çevre sağlığına uygun şekilde planlanmalı <img height="10" src="file:///C:/Users/Pc/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg" width="2" />yeterli gölgelik, havalandırma, su temini ve atık yönetimi altyapılarına sahip olmalıdır. Kesim alanları geçici de olsa mutlaka belediyelerce denetlenmeli atık su drenajı ve kan, atık kontrolü sağlanmalıdır.</p>

<p style="margin-left:.2pt;"><img align="left" height="4" hspace="12" src="file:///C:/Users/Pc/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image004.jpg" width="3" />Atık Yönetim planları özellikle akarsu ve su havzaları çevresinde mutlaka uygulanmalı hayvansal atıkların doğaya bırakılması engellenmelidir.</p>

<p style="margin-left:.2pt;">Çevreye saygılı, halk sağlığını gözeten, düzenli ve denetimli bir Kurban Bayramı için başta belediyeler olmak üzere tüm yetkili kurumları görevlerini eksiksiz yerine getirmeye davet ediyoruz.</p>

<p style="margin-left:.2pt;">Kurban ibadetinin Çevre ve Halk sağlığına zarar vermeden yerine getirilmesi dileğiyle tüm vatandaşlarımızın Bayramını şimdiden tebrik ederiz” dedi.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/konunun-uzmani-bayram-oncesi-uyardi-saglik/1249/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Erol Sayın uyardı: "Sağlıklı kurban, sağlıklı bayram..." - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/erol-sayin-uyardi-saglikli-kurban-saglikli-bayram---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın, kurbanlık hayvan seçiminden kesimi ve tüketimine kadar olan süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları tek tek anlattı. Kurban kesecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Erol Sayın, kaçak hayvan girişi olmayan ve sağlıklı koşullar oluşturulan kurban pazarlarından alışveriş yapılmasının önemine işaret etti</p>

<p> </p>

<p><strong>PAZARA KAÇAK HAYVAN GİREMEZ</strong></p>

<p>Sayın başkan, bir kurban bayramı daha geldi çattı... Kurban Bayramı’nda nedir mesele?</p>

<p>“Bayramda en önemli mesele sağlıklı hayvan alabilmektir. Sağlıklı hayvanımızı alıp kurban ettikten sonra yine sağlıklı bir şekilde etimizi tüketmemizi gerekiyor. Dolayısıyla bu kurban bayramında her ne kadar bir dini vecibeyi yerine getiriyor olsak da esasında bir hayvanı kurban edeceğiz ve sağlıklı bir hayvanı kurban edip hem akrabalarımıza hem dostlarımıza hem komşularımıza hem çoluk çocuğumuza sağlıklı et yedirmemiz gerekiyor. Bunun için de şu an kurban pazarındayız. Kurban pazarının özelliği nedir? Buraya gelen hayvanların hepsi sağlık kontrolünden geçmiş. Kulak küpe numaraları olup Tarım Bakanlığı'nın kayıt sistemine kayıtlı hayvanlar bu. Dolayısıyla aşıları yapılmış herhangi bir şekilde kaçak hayvan girişi olmayan yerlerdir kurban pazarları. Dolayısıyla vatandaşlarımızın kurban pazarlarından hayvan alırken gönül rahatlığı ile almaları çok önemli. Bunu da sağlayan yine bizim meslektaşlarımız. Veteriner hekimlerimiz bu anlamda hem aşı kontrolleri hem hayvanların kimlik kartları hem kulak küpelerine dikkat edip evrakları yerinde inceleyip ona göre pazara girişe izin veriyorlar.”</p>

<p> </p>

<p><strong>KURBANLIK 2 YAŞINDA OLMALI</strong></p>

<p>Kurbanlık hayvan seçerken nelere dikkat edilmeli?</p>

<p>“Besiciler normalde hayvanlarını 15-16 ay arasında keserler. Ama kurban ve dini kural gereği 2 yaş yani 24 ayı tamamlanmış olması gerekmektedir. Yani birinci şartımız 2 yaşında olmalıdır. Hayvanın sağlıklı olması gerekiyor. Hayvana baktığınız zaman gözler canlı ve dolgun, renginde değişim olmamış, burun üzeri derinin doğal yapısı ve ıslaklığını koruyor olması, geviş getiriyor olması, derisinde dehidrasyon denilen su kaybının olmamış olması lazımdır. Deriyi çekince o deri tekrar vücuda yapışmalı. Unutmayın ki hiçbir yetiştirici hasta hayvanını pazara getiremez. Çünkü hem kendi satışı açısından olumsuz bir durum hem de diğer hayvanların sağlığını riske atar. Ancak pazarda hastalık olası bir durumdur.”</p>

<p> </p>

<p><strong>KURBAN ALIRKEN KURBAN OLMAYIN!</strong></p>

<p>“Buradaki amacımız her zaman için, kurban alırken kurban olmamamız gerekiyor. Kurbanı sağlıklı bir şekilde yerine getirmemiz lazım. Dini ibadetten ziyade sağlığımızı koruyarak bu işi bayram süresince yerine getirmeliyiz. Yirmi dört ayını doldurmuş hayvanlarımız kurban edilebiliyor. Kimlik kartında zaten yaşları yazıyor. Oradan bakabilirsiniz. Olmadı. Diş atma dediğimiz bir hadise vardır hayvanlarda. Yani yirmi dört aylık olduğunu alttaki süt dişlerinin dökülüp alttan yerine kalıcı dişlerin geldiğini gösteren bulgudur. Ağzı açıldığı zaman zaten orada belli olur. Kimlik kartının yaşına güvenmeyen vatandaşlarımız hayvanın yaşını dişine bakarak anlayabilir.”</p>

<p> </p>

<p><strong>KURBAN FİYATI NEDEN PAHALI?</strong></p>

<p>“Biliyorsunuz besi süresi genelde on sekiz aydır hayvanlar için. Ama kurbanda bu yirmi dört aylık olacak. Fazladan bir altı ay daha vatandaşımız bu hayvanı beslemek zorunda kalıyor. Kurban pazarına sevkiyat düzenine de baktığımız zaman birazcık kasaba göre daha yukarıda fiyat olmasının sebebi de budur. Çünkü vatandaşımız altı ay bu hayvanına fazladan bakıyor. Dolayısıyla bir yem gideri vardır. Aynı zamanda pazara geliyor, pazar yerinde de bir gideri var. Bunların karşılığı ister istemez bize yansıyor. Yani et olarak fiyatını biraz daha yukarıya çıkarıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>DİŞİ HAYVAN KESİMİ YASAK</strong></p>

<p>-Pazarda hep erkek hayvan bulunuyor, bunun özel bir sebebi var mıdır?</p>

<p>“Türkiye’de besi hayvanı sıkıntısı yok ancak dişi hayvan sıkıntısı var. Yani dişi hayvan kesildiği için anaç hayvanımız azalıyor. Dolayısıyla Tarım Bakanlığı dişi hayvan kesimini yasakladı. O nedenle pazarda hep erkek hayvan vardır.”</p>

<p> </p>

<p><strong>KURBAN PAZARINI NASIL BULDUNUZ?</strong></p>

<p>“Akoluk’ta kurban pazarı güzel düzenlenmiş durumda. Hem hayvan refahı hem hayvan sağlığı de pazarcılar için iyi durumda. Burasının düzenlenmesine katkısı olan Ortahisar Belediyesi’ne bu anlamda teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda Tarım İlçe ve Tarım İl Müdürlüğü’ndeki meslektaşlarımıza yaptıkları kontrollerden dolayı teşekkür ediyoruz.”</p>

<p><strong>TÜBERKÜLOZA DİKKAT EDELİM</strong></p>

<p>“Kurbanlar kesildikten sonra çok önemli gördüğümüz bir konu var. Vatandaşlarımızın tüberküloza dikkat etmesi gerekiyor. Olur ya hayvanı kestiler, kaburgası açılmış... Orada kaburgasında ince ince, nokta nokta sivilceler şeklinde bir manzara görürseler en yakın veteriner hekime bunu hemen bildirsinler. Bu konu hafife alınmasın. Sakın yemesinler... Veteriner hekim raporuna göre hayvanın etinin tüketimine karar verilir. Kendi başlarına, bundan bir şey olmaz gibi söylemlerde bulunmadan veteriner hekimlere müracaat etsinler... Tüberküloz maalesef ülkemizin bir sorunu. Çok da fazla miktarda var. Veteriner hekim kontrolünde kesilmediği için vatandaşlarımız kasaplarla beraber kendi evin bahçelerinde kesiyorlar. Şüphelendikleri durumda en yakın veteriner hekime bildirmeliler. Yenip yenmeyeceğine bu şekilde karar verilip tüketmeleri faydalı olacaktır.”</p>

<p> </p>

<p><strong>GENİŞ BİR TEPSİYE SERİN!</strong></p>

<p>-Kurban sonrası etler nasıl muhafaza edilmelidir?</p>

<p>“Tek ricamız, hayvan kesilir kesilmez parçalanan etlerin üst üste kovalara doldurulup, poşetlere doldurulup götürülmemesi. Eğer de götürülüyorsa çok acil bir şekilde yine gittiği yerde poşetten çıkarılması lazım. Paylaşılan et eve gidince hemen poşetten çıkartılıp geniş bir tepsi üzerine yayılarak serilmelidir. Çünkü hayvan kesilince o etin sıcaklığı çok yüksek derecededir. Ve o sıcak halde etleri poşetleyip bir de dolaba koyduğunuz zaman etlerin iç kısmındaki ısı düşmez bu da etin içinde bakteri üretip etin yeşillenmesine sebep olur. Bu da eti bozar. Ve imhası gerekir. Yine söyleyeyim, kurban alırken burban olmayın, kurban keserken kurban olmayın... O nedenle geniş tepsiye serip, önce etin iç sıcaklığını oda sıcaklığına düşürüp ardından buzdolabının alt kısmında yani +4 'lük derecede bir süre bekletip daha sonra buzluğa koymalıyız. Saklayıp dinlendirip ardından tüketmeye başlanmalıdır. Buradaki amacımız sağlıklı kurban olması lazım. Kurban bayramını sağlıklı geçirelim. Hoş sedayla beraber kavurmamızı saklayalım.”</p>

<p> </p>

<p><strong>SERT OLABİLİR AMA SAĞLIKLI!</strong></p>

<p>Kesildikten ne kadar süre sonra etin tüketilmesi sağlıklı olur?</p>

<p>“Tüketim için saat aralığı yoktur. Kesilince hemen yenilebilir, yenmesinde sakıncası yoktur. Hani bazen diyorlar eti hemen, hayvanı hemen kestik, etinden kavurma olur mu? Sağlıklı mıdır? Sağlıklıdır efendim. Sadece hayvanın eti dinlenmeyip belki sert olabilir. Tüketirken miktarını artırmadan beslenmemiz gerekiyor. Bu anlamda ben bütün vatandaşların kurban bayramını kutluyorum. Sağlıklı kurban bayramı geçirmesini temenni ediyorum.”</p>

<p><img alt="" src="/images/kurban%202esmani%20emi.jpg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/erol-sayin-uyardi-saglikli-kurban-saglikli-bayram-saglik/1248/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya'dan Kurban Bayramında et tüketimi uyarısı - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/beslenme-ve-diyet-uzmani-uzm-dyt-ayca-yilmaz-kayadan-kurban-bayraminda-et-tuketimi-uyarisi---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya'dan Kurban Bayramında et tüketimi uyarısı</p>

<p>Kurban Bayramı'nda et tüketimi konusunda uyarılarda bulunan Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya, "Kurban bayramında güne hafif kahvaltıyla başlayınız. Bayram boyunca artan et tüketimiyle birlikte mutlaka sebze tüketimi de artırılmalıdır" dedi.</p>

<p> </p>

<p>Kaya, Kurban Bayramını sağlıklı ve keyifli geçirebilmek için beslenmeye biraz daha dikkat edilmesi gerektiğini belirterek aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Aşırı miktarda et tüketilmesi sonucu kan yağlarının yükselmesine bağlı kalp damar hastalıkları oluşabildiğine dikkat çeken Kaya, "Kurban bayramının gelmesiyle değişen beslenme rutini keyifli bir bayram tatili geçirmenize engel değil. Bayram boyunca beslenme düzeni değişse de sağlıklı ve dengeli beslenmeyi kurban bayramı tatilinde sağlayabilirsiniz. Kurban bayramında güne hafif kahvaltıyla başlayınız. Bayram boyunca artan et tüketimiyle birlikte mutlaka sebze tüketimi de artırılmalıdır. Yemeğinizi yaparken dilediğiniz baharatları kullanabilirsiniz, eti pişirirken ilave yağ kullanmayın, etin kendi yağıyla pişmesini sağlayın. Pişirme yöntemi olarak fırında pişirme, ızgara, haşlama gibi yöntemleri kullanabilirsiniz. Kurban eti mutlaka bir gün dinlendirilmelidir, bekletilmeden tüketilen etteki sertlik pişirmede ve sindirimde zorluk oluşturur, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olabilir" diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Izgara ve haşlama şeklinde tüketilmeli</p>

<p>Etlerin ızgara ve haşlama şeklinde tüketilmesi sağlık için daha yararlı olacağını ifade eden Kaya, "Etlerin ızgara ve haşlama şeklinde tüketilmesi sağlık için daha yararlı olacaktır. Et pişirilirken kısık ateşte yavaş yavaş pişirilmelidir. Yüksek ateşte pişirilen etler sert olur ayrıca dışı pişer, içi çiğ kalır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada etler tüketilirken görünür yağlarından ayrılmalıdır .Aşırı miktarda et tüketilmesi sonucu kan yağlarının yükselmesine bağlı kalp damar hastalıkları oluşabilmektedir. Bayramda bozulan beslenme düzenine bağlı olarak aşırı et tüketimi sonucu tansiyon yükselmesi, mide rahatsızlıkları, şeker yükselmesi gibi problemler yaşanabilmektedir. Besin çeşitliliğine dikkat edip porsiyon kontrolü sağlayarak keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir ayrıca bayramda besin tüketimi fazla olan bireyler yemek sonrası 30-45 dakikalık yürüyüş yapmalıdır" uyarısında bulundu.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/beslenme-ve-diyet-uzmani-uzm-dyt-ayca-yilmaz-kaya-dan-kurban-bayraminda-et-tuketimi-uyarisi-saglik/1247/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Trabzon Doğa-Tarih Derneği üyeleri 3082 metre yüksekliğindeki Deveboynu zirvesine Türk bayrağımızı dikti. - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/trabzon-doga-tarih-dernegi-uyeleri-3082-metre-yuksekligindeki-deveboynu-zirvesine-turk-bayragimizi-dikti---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Doğa-Tarih Derneği üyeleri Divane Yaylası, Çakırgöl ve Deveboynu Zirvesine doğa yürüyüşü programı düzenledi.</p>

<p> </p>

<p>Trabzon Doğa-Tarih Derneği Spor Sorumlusu Ahmet Arslan ve Enver Toklu’nun rehberliğinde gerçekleştirilen 18 km. uzunluğundaki yürüyüş rotası 7 saatte tamamlandı.</p>

<p> </p>

<p>Etkinliğin ardından açıklamalarda bulunan Eğitimci Ahmet Arslan: “Doğa-Tarih grubu olarak Trabzon’dan yola çıktık, Maçka İlçemizde kahvaltı molası verdik, Sümela Manastırı yol güzergahını takip ederek Divane Yaylasına kadar aracımızla gittik. Gümüşhane İl sınırlarında yer alan Divane Yaylası’ndan Çakırgöl’e hafif bir yokuş güzergahtan eşsiz doğa harikası manzaraları izleyip, derelerden akan suların sesi eşliğinde yürüyerek Çakırgöl’e ulaştık. Biraz hava sisli idi ama zaman zaman sis açıldı ve gölü gördük. Gölde biraz mola verdik, yemek atıştırma molası ardından gölün sağ tarafından mevziler tarafından Deveboynu Zirvesine tırmanış yaptık. Doğu Karadeniz dağlarının en yüksek doruk noktası 3082 metre yüksekliğindeki Deveboynu zirvesine Türk bayrağımızı diktik. Deveboynu Zirvesinde rüzgardan kopan Bayrağımızı yerine diktikten sonra  anı defterine yürüyüşe katılan arkadaşlar duygularını düşüncelerini yazarak imzalarını attılar.  Dönüşümüzüde Karabina Yaylası, Çatalbahar Yaylası ve Divane Yaylası üzerinden tamamladık. Bütün katılan arkadaşlara teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>

<p><img alt="" src="/images/zirve%20toplu.jpg" style="width: 855px; height: 641px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/3t(1).jpg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /><img alt="" src="/images/t2.jpg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/trabzon-doga-tarih-dernegi-uyeleri-3082-metre-yuksekligindeki-deveboynu-zirvesine-turk-bayragimizi-dikti-saglik/1246/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Prof. Dr. Adnan Çalık: "Kanser kelimesi eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmiyor" - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/prof-dr-adnan-calik-kanser-kelimesi-eskisi-gibi-son-anlamina-gelmiyor---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Kanser kelimesinin eskisi gibi bir ’son’ anlamına gelmediği, eskiden ölümcül olan birçok kanser türünün bugün uzun süreli kontrol altına alınabildiği belirtildi.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İmperial Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Çalık, 30 yıl önce birçok kanser için tedavi şansının oldukça sınırlıyken, bugün pek çok tipte sağ kalım oranının 1,5 ila 2 kat arttığını söyledi.</p>

<p> </p>

<p>Son 30 yılda kanser tedavilerinde başarı oranının ciddi bir şekilde artığını kaydeden Çalık, "Son 30 yılda (‪1995 - 2025‬) kanser tedavilerinde başarı oranı ciddi şekilde arttı. Bu artışı ölçmek için genelde 5 yıllık sağ kalım oranları kullanılır. Dünya genelinde ve Türkiye’deki verilerde genel sağ kalım oranı artışı; 1990’larda tüm kanserlerde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 50. Günümüzde (2020’ler) tüm kanserlerde yüzde 68-70. Tedavi başarısında yaklaşık yüzde 18-20’lik mutlak artış var. Erken tanı yöntemleri (mamografi, kolonoskopi, düşük doz BT ile akciğer taraması), cerrahi tekniklerde ilerleme (laparoskopik ve robotik cerrahi), radyoterapi optimizasyonu (IMRT, stereotaktik RT), Kemoterapi protokollerinin iyileştirilmesi, hedefe yönelik tedaviler (ör. HER2 pozitif meme kanseri için trastuzumab) İmmünoterapiler (checkpoint inhibitörleri, CAR-T hücre tedavileri) ve kişiselleştirilmiş onkoloji (genetik ve moleküler biyobelirteçlere dayalı) kanserlerde tedavi sürecini pozitif etkiliyor" dedi.</p>

<p>Yaklaşık 30 yıl öncesine göre kanser vakalarında sağ kalım oranının 1,5-2 kat arttığına dikkat çeken Çalık, "30 yıl önce birçok kanser için tedavi şansı oldukça sınırlıyken, bugün pek çok tipte sağ kalım oranı 1,5 ila 2 kat arttı. Özellikle meme, prostat, hematolojik kanserlerde dramatik ilerleme var; akciğer ve pankreas gibi kanserlerde ise artış daha sınırlı ama son 10 yılda immünoterapi ile hızlı bir yükseliş var. Bu çok önemli bir nokta. ’Kanser’ kelimesi hâlâ toplumda ölümle eş anlamlı algılanıyor ama bu algı günümüzde tıbbi gerçeklikle tamamen örtüşmüyor. Kanser, her zaman ölüm değil. Son 30 yılda tedavi başarısı dramatik biçimde arttı. Meme, prostat, tiroit, cilt kanserleri gibi birçok türde 5 yıllık sağ kalım yüzde 85-95’e ulaştı. Çocukluk çağı lösemilerinde başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde. Erken evrede yakalanan birçok kanserde tamamen iyileşme mümkün" diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Bazı kanser türlerinde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldi</p>

<p>Bazı türlerde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldiğini belirten Çalık, kanser kelimesinin eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmediğini belirterek "Eskiden ölümcül olan birçok kanser, bugün uzun süreli kontrol altına alınabiliyor. Erken teşhis, başarı oranını katlıyor. Tarama programlarına katılım hayat kurtarıyor. Meme, kolon, rahim ağzı kanserlerinde bu çok belirgin. Tedavi yöntemleri çok gelişti. İmmünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve minimal invaziv cerrahiyle yan etkiler azaldı, yaşam kalitesi arttı. Kanser kelimesi eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmiyor. Bazı türlerde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldi (ör. erken tiroit kanseri) Yaşam beklentisi uzadı, umut çok daha güçlü. Günümüzde bazı ileri evre hastalarda bile 5-10 yıl yaşam olasılığı mümkün, bu bir devrim" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" src="/images/1imp.jpg" style="width: 1600px; height: 1017px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/prof-dr-adnan-calik-kanser-kelimesi-eskisi-gibi-son-anlamina-gelmiyor-saglik/1245/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR  - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/erken-teshis-hayat-kurtarir----saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim yardımcısı  ve Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Şaban UYSAL içinde bulunduğumuz Ekim ayı dolayısıyla ‘’ Meme Kanseri Farkındalık Ayı ‘’ ile ilgili açıklamalarda bulunarak meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<p>Dr.UYSAL şöyle dedi: “Meme Kanseri ülkemizde ve tüm dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan kanser türüdür.Her 8 kadından biri meme kanseri riski altındadır.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2004 yılından beri meme kanserinde erken teşhisin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla Ekim ayı , ‘’ Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı ‘’ olarak belirlenmiştir.</p>

<p>Bu farkındalığın ve bilinçlenmenin sembolü olarak da Pembe Kurdele yaygınlaştırılmıştır.</p>

<p>Meme Kanserinde bazı risk faktörleri vardır.</p>

<p> </p>

<p>Bunlar; değiştirilebilecek risk faktörleri ( %62,8 ) ve değiştirilemeyecek risk faktörleri ( %37,2 ) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>a) Değiştirilebilecek risk faktörleri : ( Bazıları )</p>

<p>- Hareketsiz bir yaşam,</p>

<p>- Sigara kullanımı,</p>

<p>- Fazla kilo yada şişman ( obez ) olmak ,</p>

<p>- Hiç doğum yapmamış olmak,</p>

<p>- Menopoz sonrası 2 yıldan fazla hormon destek tedavisi almak,</p>

<p>- Alkol kullanımı</p>

<p> </p>

<p>b) Değiştirilemeyecek risk faktörleri : ( Bazıları )</p>

<p>- Kadın olmak ( kadınlarda erkeklerden 100 kat daha fazla görülür )</p>

<p>- Yaş almak ( 40 yaş üzerinde risk artmaktadır. )</p>

<p>- Ailede meme kanseri öyküsü (anne,kız kardeş ,teyze,kız çocuk )</p>

<p>- Erken adet görme,geç menopoza girme</p>

<p>- Belirli genlere sahip olmak ( BRCA1 ve BRCA2 ) şeklindedir ‘’ dedi.</p>

<p> </p>

<p>Dr. UYSAL şöyle devam etti : ‘’ Meme kanserinde erken teşhis çok önemli oluphayat kurtarıcıdır.</p>

<p> </p>

<p> Erken teşhiste;</p>

<p> </p>

<p>20-40 yaş arası kadınların ayda 1 kez aynanın karşısında kendi kendilerini muayene etmesi çok önemlidir.</p>

<p>Bu esnada</p>

<p>- Meme derisinde kızarıklık,tahriş,egzama,</p>

<p>- Meme başında çekilmeler,</p>

<p>- Ele gelen yumrular ( kitle )</p>

<p>- Memede portakal kabuğu görünümü</p>

<p>- Meme başından kanlı akıntı</p>

<p>- Koltuk altında ele gelen bezeler v.b gibi farklı durumları görmeleri ve farketmeleri son derece önemli olup, hemen bir Genel Cerrahi Uzmanına başvurmaları büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca bu kendi kendine muayene dışında 20-40 yaş arası kadınların hiçbir şikâyeti olmasa bile 2 yılda bir rutin muayene için bir Genel Cerrahi Uzmanına başvurmaları da büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Meme kanserinde 40 yaşın üzerinde risk artması nedeniyle kendi kendine aylık muayeneye ek olarak; kadınların 2 yılda bir mamografi çektirmeleri gerekmektedir.</p>

<p>Mamografi taramaları ülkemizde her ilde bulunan KETEM ( Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi ) ‘ler tarafından bir program dâhilinde ve ilçelere de mobil araçlar ile bu sağlık hizmeti sunulmaktadır. Çekilen mamografiler raporlandırılarak istemde bulunan Aile Hekimine ulaşmakta ve Aile Hekimleri de mamografi sonuçlarına göre kişileri bilgilendirmekte ve gerektiğinde hastanelerdeki Genel Cerrahi Uzmanlarına yönlendirmektedir.</p>

<p> </p>

<p>Dr.UYSAL son olarak “ Meme kanseri erken teşhis edildiğinde artık günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Meme kanseri sadece kadınlarda değil, erkeklerde de görülebilmektedir. Meme kanserinden değil, esas geç kalınmasından korkulmalıdır.</p>

<p>Of Devlet Hastanesi olarak;</p>

<p>Genel Cerrahi Polikliniklerimize başvuran hastalarımıza meme kanseri bilgilendirmeleri yanında,muayene,tetkik ( Mamografi,Meme USG vb ) ve gerektiğinde tedavi amaçlı cerrahi işlemler yapılmaktadır.</p>

<p>Ayrıca Aile Hekimleri tarafından tarama amaçlı Hastanemize Mamografi çekilmesi için 40 yaşın üzerindeki kadın vatandaşlarımız da yönlendirilmektedir.</p>

<p>Sağlık Bakanlığımızın ortak entegre sistemi ile mamografiler aynı gün çekilip raporları kısa sürede Aile Hekimlerine ulaşmakta ve sonuçlara göre vatandaşlarımız bilgilendirilip gerektiğinde Genel Cerrahi Polikliniklerine yönlendirilmektedir ‘’ diyerek sözlerini tamamladı.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/erken-teshis-hayat-kurtarir-saglik/1244/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ENGELLİ VATANDAŞIN YOL ÇİLESİNİ BÜYÜKŞEHİR BİTİRDİ - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/engelli-vatandasin-yol-cilesini-buyuksehir-bitirdi---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>ENGELLİ VATANDAŞIN YOL ÇİLESİNİ BÜYÜKŞEHİR BİTİRDİ</p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi’nde yaşayan diyaliz hastası ve yürüme engelli Ahmet İhsani Öksüz’ün yaşadığı ulaşım sorununu çözüme kavuşturdu. Evinin bulunduğu alana araç yolu olmadığı için hastaneye gitmekte zorluk yaşayan Öksüz’ün evine  yeni yol açıldı.</p>

<p> </p>

<p>Trabzon'un Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi'nde yaşayan 65 yaşındaki Ahmet İhsani Öksüz, yaklaşık bir yıl önce geçirdiği kaza sonucu kalça kemiğini kırdı. Haftada üç gün diyaliz tedavisi için hastaneye gitmek zorunda olan ve yürümekte güçlük çeken Öksüz, evine araç yolu bulunmadığı için sedye ile patika yoldan taşınarak ambulansa ulaştırılıyordu. Özellikle yağışlı havalarda patika yolun çamurlaşması, hasta ve yakınları için büyük zorluk oluşturuyordu. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Öksüz’ün evine ulaşımı sağlayacak 100 metre uzunluğunda yeni yol açarak vatandaşın mağduriyetine son verdi.</p>

<p>“AMBULANS ARTIK KAPIMA KADAR GELEBİLİYOR”<br />
Yaşadığı zorlukların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ahmet İhsani Öksüz, “Uzun süredir çok büyük sıkıntılar çekiyordum. Haftada üç gün diyalize gitmem gerekiyor ama yol olmadığı için beni sedye ile patika yoldan taşımak zorunda kalıyorlardı. Yağmurlu havalarda bu durum daha da zor oluyordu. Şimdi aracın evimin kapısına kadar gelebilmesi hepimiz için büyük kolaylık oldu. Bu hizmeti sağlayan Trabzon Büyükşehir Belediyemize, başkanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun” dedi.</p>

<p>MUHTARDAN TEŞEKKÜR<br />
Pervane Mahallesi Muhtarı Turgut Kılıçlarslan da yapılan hizmetten memnun olduklarını belirterek, “Hastamız uzun zamandır büyük zorluklar yaşıyordu. Patika yoldan, yağmurda çamurda taşımak gerçekten çok güç oluyordu. Artık araç evin kapısına kadar ulaşabiliyor. Bu hizmet için başta Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’e, Araklı Belediye Başkanımız Hüseyin Avni Çebi’ye ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca yolun geçtiği alanı gönüllü olarak açan vatandaşlarımıza da minnettarız” ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/engelli-vatandasin-yol-cilesini-buyuksehir-bitirdi-saglik/1243/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çocuklarda En Sık Görülen Doğumsal Anomalilerden Biri: Hipospadias - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/cocuklarda-en-sik-gorulen-dogumsal-anomalilerden-biri-hipospadias---saglik.jpg" width="250"><br>
<p><strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa İmamoğlu, erkek çocuklarda en sık görülen doğumsal anomalilerden biri olan hipospadias hakkında önemli bilgiler paylaştı. Halk arasında “peygamber sünneti” olarak bilinen hipospadiasın, doğumda kolaylıkla fark edilebilen bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. İmamoğlu, tedavi için mutlaka alanında uzman hekimlere başvurulması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p> </p>

<p>Prof. Dr. İmamoğlu, hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hipospadias, idrar kanalının penis ucuna değil, daha aşağıda bir noktaya açılmasıyla ortaya çıkar. Toplumda ‘yarım sünnet’ olarak da adlandırılan bu durumda, penisin ön tarafını kapatamayan yetersiz sünnet derisi ve aşağıya doğru belirgin bir eğrilik sık görülür.”</p>

<p>Hastalığın Belirtileri ve Olası Nedenleri</p>

<p>Hipospadiasın üç temel bulgusu bulunduğunu belirten Prof. Dr. İmamoğlu, bunları idrar deliğinin anormal bir yerde bulunması, penisin öne doğru eğriliği ve sünnet derisinin tam gelişmemesi olarak sıraladı.</p>

<p>Kesin nedeni tam olarak bilinmeyen bu doğumsal anomalinin, bazı kimyasal maddelere maruziyet ya da genetik faktörlerle ilişkili olabileceğini aktaran Prof. Dr. İmamoğlu, hastalığın şiddetinin idrar deliğinin konumuna göre değiştiğini ifade etti. En ileri vakalarda idrar deliğinin testislere yakın bir bölgeye açılacak kadar aşağıda olabildiğini ve penis gelişiminin bu durumda oldukça kısıtlı olabildiğini söyledi.</p>

<p>“Uygun Cerrahi Düzeltme ile Çocuklar Normal Hayatlarına Devam Edebilir”</p>

<p> </p>

<p>Prof. Dr. Mustafa İmamoğlu, ailelerin bu konuda bilinçli davranması gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>“Hipospadias doğumda fark edilebilen bir durumdur. Aileler vakit kaybetmeden çocuk ürolojisi uzmanına başvurmalıdır. Hipospadias onarım ameliyatı genellikle 9 ila 18 ay arasında yapılmalıdır. En iyi sonuçların elde edilebilmesi için, çocuğun anatomik yapısına en uygun cerrahi tekniğin seçilmesi büyük önem taşır.”</p>

<p>Prof. Dr. İmamoğlu ayrıca, hipospadias hastalarının ergenlik dönemine kadar uzun süreli takibinin kritik önemde olduğunu vurguladı. Normal idrar yapma, düz ereksiyon ve uygun kozmetik görünümün sağlanabilmesi için bazı hastalarda ek cerrahi girişimlerin gerekebileceğini de sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/cocuklarda-en-sik-gorulen-dogumsal-anomalilerden-biri-hipospadias-saglik/1242/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İsmail Baş: “Bugüne kadar işletmelerimizde yaşanmış olumsuz bir durum olmamıştır” - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/ismail-bas-bugune-kadar-isletmelerimizde-yasanmis-olumsuz-bir-durum-olmamistir---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Bakkallar ve Sebzeciler Esnaf Odası Başkanı İsmail Baş Yönetim Kurulu üyeleri  ile birlikte basın toplantısı yaptı.</p>

<p> </p>

<p>İsmail Baş toplantıda yaptığı açıklamada: “Değerli Basın Emekçileri arkadaşlarım</p>

<p>Bakkallar ve Sebzeciler Esnaf Odası olarak bağlı bulunan üye grupları içerisinde olan okul kantin işletmecileri esnaf grubumuzun maalesef ama maalesef maruz kaldığı bazı yanlış haberleri düzeltmek ve siz değerli basın emekçisi arkadaşlara çalışmalarımız ve denetlenmelerimiz hakkında bilgi vermek kamuoyunu ve çok kıymetli halkımızı bilgilendirmek amaçlı toplanmış bulunuyoruz.</p>

<p> </p>

<p>Değerli arkadaşlar;</p>

<p>20.11.2025 tarihinde bir okulumuzda tavuk dürümden gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye tedaviye ve kontrole gönderilen yavrularımız oldu. Haberi alır almaz konunun takipçisi olduk. İl Tarım Müdürlüğümüz, İl Sağlık Müdürlüğümüz, Emniyet Müdürlüğümüz, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz de titizlikle olayı takip ettiler ve sonuç olarak bunun bir gıda zehirlenmesi olmadığı yapılan tahlil sonuçları ve alınan gıda numunelerinin mikrobiyolojik analiz raporları tamamlandıktan sonra kesinleşmiştir. Bu raporları sizlerle paylaşıyorum.</p>

<p> Ayrıca yaşamış olduğumuz bu üzücü olaydan dolayı haberlerde yer alan doğrulanmamış iddia sebebiyle kantin işletmecisi esnaflarımız zan altında kalmış ve mağduriyet yaşamıştır. Tamamen kendileri dışında gelişen bir süreçte mesleki itibarları olumsuz etkilenmiştir. Bu durum kıymetli öğrencilerimiz ve onların değerli velileri tarafından yanlış anlaşılmış ve paniğe neden olmuştur. Sabırla bekleyip laboratuvar sonuçlarını aldığımızda görüyoruz ki bu yaşanan olay yavrularımızın birbirinden etkilenerek yaşadıkları psikolojik bir durumdan ibarettir ve hatta bir öğrencimiz o gün kantinden alışveriş yapmayıp buna rağmen bende zehirlendim ifadesiyle hastaneye sevk edilmiştir. Bizler bunu ilk kez yaşamıyoruz.</p>

<p> </p>

<p>Kıymetli arkadaşlar;</p>

<p>Kamuoyunun şunu bilmesini istiyoruz. Okul kantinlerimizle Bakkallar ve Sebzeciler Esnaf Odası olarak her eğitim ve öğretim yılı başında bir toplantı yaparız. Titizlikle bu konuları istişare ederiz. Gıda mühendisi eşliğinde seminer düzenleriz. Sonrasında okullar açıldığında bizleri öncelikle Trabzon İl Tarım Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Ticaret Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Trabzon Büyükşehir Zabıta ekipleri sürekli denetler. Yetmez okullarımızda kantin güvenliğiyle ilgili Öğretmen ve müdür yardımcılarından oluşan bir komisyon işletmelerimizi her gün denetler. Bizde bundan asla ve asla rahatsız değiliz aksine çokta memnunuz. Bugüne kadar işletmelerimizde yaşanmış olumsuz bir durum olmamıştır. Allah’ta bizlere yaşatmasın.</p>

<p>Burada çocuklarımızın güvenli gıdaya ulaşmasından bahsediyoruz. Titizlikle hazırladığımız ürünlerimizi ülkemizin geleceği yavrularımıza yediriyoruz. Her birisi kendi evladımızmış gibi davranıyoruz. Bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın.</p>

<p>Siz kıymetli basın emekçisi arkadaşlardan istirhamımız şudur ki; lütfen ama lütfen doğru haberi kaynağından yapıp sabırla sonuçlarını da bekleyerek kamuoyuyla ve değerli halkımızla paylaşmanızdır. Kıymetli halkımızın ve değerli öğrencilerimizin şunu bilmesini isterim ki en az 2 günde bir denetlenen kantinlerimizden güvenli şekilde beslenebilir ve alışveriş yapabilirler. Sabırla beni dinlediğiniz ve toplantımıza iştirak ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum” dedi.</p>

<p><img alt="" src="/images/2%20bakkal.jpg" style="width: 481px; height: 641px;" /></p>

<p><img alt="" src="/images/3bakk.jpg" style="width: 855px; height: 641px;" /></p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/ismail-bas-bugune-kadar-isletmelerimizde-yasanmis-olumsuz-bir-durum-olmamistir-saglik/1241/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Celal Hoca gençlerin gönlünü fethetti  - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/celal-hoca-genclerin-gonlunu-fethetti----saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Anader tarafından yürütülmekte olan Sosyal Medyada Gerçekler ve Ben projesi kapsamında Akçaabat Şehit Samet Uslu Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde bir konferans düzenlendi.</p>

<p><br />
Konferansa konuşmacı olarak katılan KTÜ Tıp Fakültesi Başhekimi sayın Prof. Dr. Celal Tekinbaş gençlerle çok önemli tecrübe  paylaşımında bulundu.<br />
Kendi hikayesinden yola çıkarak ideal bir gençliği örnekleriyle anlattı. Çocukluğumda telefon olmamasına rağmen köyde taşıdığımız yükü bıraktığımızda aldığımız huzuru bugün hiçbir yerde bulamadığını söyledi. Prof.Dr. Celal Tekinbaş konuşmasında “Gençler dersin haricinde mutlaka bir özel ilgi alanınız olsun. Mesela ben cerrahım ama çok iyi şarkı söylerim, konser veririm, ameliyatlarımda bile mırıldanırım, dağcılık hobim vardır. Kitap yazın, kitap okuyun” dedi. Sabahları kahvaltımı ben hazırların diyerek gençlerin gönlünü kazandı. Gençlerle karşılıklı soru cevap şeklinde devam eden programda Celal Hoca gençlerin geleceğe dair sorularını cevaplarken programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. </p>

<p>Program sonunda gençler Celal Hocadan imza aldılar.<br />
Programda ayrıca Cumhurbaşkanı Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcı sayın Meryem Sürmen'de bir konuşma yaparak sosyal medyayı iyi kullanarak gelişmiş teknoloji ile Selçuk Bayraktar'ın çalışmalarından örnekler verdi.<br />
Anader Kadın Kolları Başkanı ve Proje Koordinatörü Havva Yetimoğlu Demir’de katılımlarından dolayı Prof.Dr. Celal Tekinbaş Hocaya , Meryem Sürmen Hanımefendi ile okul müdürü Fatma Babul ve öğrencilere teşekkür etti.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/celal-hoca-genclerin-gonlunu-fethetti-saglik/1240/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dr. Meryem Demirkır: “Sağlıklı beslenmenin püf noktalarını ve glutensiz mutfağın iyileştirici gücünü anlattı” - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/dr-meryem-demirkir-saglikli-beslenmenin-puf-noktalarini-ve-glutensiz-mutfagin-iyilestirici-gucunu-anlatti---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği’nde düzenlenen sağlıklı yaşam workshop’u kapsamında Dr. Meryem Demirkır, katılımcılara sağlıklı beslenmenin püf noktalarını ve glutensiz mutfağın iyileştirici gücünü anlattı.</p>

<p> </p>

<p>Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Demirkır, beslenmenin sadece karın doyurmak değil, bir bedensel onarım süreci olduğuna dikkat çekti. Dr. Meryem Demirkır, glutensiz beslenmenin bir kısıtlama olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Glutensiz beslenme, özellikle otoimmün hastalıklarda tedavi sürecinin bir parçası olarak ara ara mutlaka uygulanması gerekmektedir. Ancak bu bir mecburiyetten öte, bedenin kendi kendini şifalandırması için bir fırsattır. Hiçbir sağlık sorunu olmayan bireylerin dahi, sistemlerini dinlendirmek ve arınmak adına belirli periyotlarla glutensiz beslenmeyi hayatlarına dahil etmelerini öneriyoruz" dedi.</p>

<p> </p>

<p>Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz yaptığı açıklamada: “Farklı yaş ve meslek gruplarından katılımcıların bir araya geldiği workshop etkinliğinde, glutensiz tariflerin lezzetten ödün vermeden nasıl çeşitlendirilebileceği ile ilgili teorik bilgiler yanında hazırlanmış gıdaların tadıldığı uygulamalı bir etkinlik gerçekleşti. Dr. Meryem Demirkır, sağlıklı mutfağın katı kurallardan ibaret olmadığını, aksine her bireyin kendi damak tadına ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek katılımcılara sürdürülebilir beslenme yolculuğunda ilham verdi. Workshop etkinliği sonucunda katılımcılar, mutfaktaki yemek ve beslenme alışkanlıklarını küçük dokunuşlarla nasıl daha sağlıklı hale getirebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular. Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği, üye ve dostlarının doğal ve tarihi değerleri koruma çalışmaları yanında, bireysel gelişim, kültür sanat, sağlıklı tarım ve gıda gibi bireyi ve toplumu ilgilendiren konularda etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Ulu Önder Atatürk’ün “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü, her yaştaki insana ve özellikle gençlere tavsiye olarak verdiği önemli bir sözdür. Bu kapsamda derneğimizde sağlıklı gıda ve sağlıklı beslenme konusunda uygulamalı bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlik ile sağlıklı bir vücut için beslenmenin önemi konusunda değerli bilgiler edinildi. Etkinliğe katılarak üye ve dostlarımızı bilgilendiren, deneyimlerinden faydalandıran Dr. Meryem Demirkır'a üyelerimiz adına teşekkür ediyoruz” dedi.</p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/dr-meryem-demirkir-saglikli-beslenmenin-puf-noktalarini-ve-glutensiz-mutfagin-iyilestirici-gucunu-anlatti-saglik/1239/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Organ Bağışıyla Umut Oldu - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/organ-bagisiyla-umut-oldu---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’nde tedavi gören 47 yaşındaki Fatih Ünver’in vefatının ardından bağışlanan organları, farklı illerdeki hastalara umut oldu.</p>

<p>Hastanede yapılan tıbbi değerlendirmelerin ardından Ünver’in bağışlanan iki böbreği Samsun’a, karaciğeri ise Erzurum’a, diğer hastalara nakledilmek üzere gönderildi. Merhum Fatih Ünver’in, organ bağışında bulunma isteğini, yaşarken yakın çevresiyle paylaştığı ancak bu konuda resmî bir başvurusunun bulunmadığı öğrenildi. Ailesi, Ünver’in bu yöndeki iradesini dikkate alarak organ bağışında bulunma kararı aldı. Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş, ailenin aldığı kararla gerçekleştirilen organ bağışının, birden fazla hasta için yaşam umudu olduğunu ifade etti.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/organ-bagisiyla-umut-oldu-saglik/1238/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Refakatçi koltuklarının kırık oluşu hasta yakınlarını isyan ettiriyor! - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/refakatci-koltuklarinin-kirik-olusu-hasta-yakinlarini-isyan-ettiriyor---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>KTÜ Farabi Hastanesi'nde yaşanan sorunlar hasta ve hasta yakınlarını çileden çıkarıyor. Asansör sayısının yetersizliğinden dolayı sürekli tartışma ve kavgaların yaşandığı hastanede, odaların küçük, refakatçi koltuklarının kırık oluşu hasta yakınlarının uykusuz kalıp huzursuzluğuna sebep oluyor.</p>

<p>Tedavi sürecinin uzun, maddi olarak yüksek olması ve hastane stresinden bunalan hasta ve hasta yakınları birde hastane yönetiminin çözmesi gereken sorunlar yüzünden sıkıntı çekiyorlar.</p>

<p>Ak Parti iktidarının yaptığı en doğru uygulamalardan biri Dumansız Hava Sahası Projesi ile kapalı mekanlarda sigara yasağını başlatması olmuştu. İlk dönemlerde denetimler çok sıkı olduğu için işe yaradı fakat ilerleyen yıllarda denetleme ve ceza uygulaması işletilmeyince yasak bir çok mekanda deliniyor. KTÜ Farabi Hastanesi'nde yatan hasta ve yakınları da bu konudan çok şikayetçi. Farabi Hastanesinde yangın çıkışında, hastane girişinde hasta yakını ve personel sigara içiyor. Duman rüzgar ile birlikte hasta odalarına koridorlara doluyor. Vatandaşlar bu soruna kalıcı çözüm bulunmasını istiyorlar.</p>

<p>Bilgi almak için ulaştığımız hastane yetkilileri refakatçı koltukları ile ilgili sorunun her klinikte yaşandığını, yeni koltuk siparişleri verildiğini, gelince servislere verilebileceğini, sigara dumanı konusunda güvenlik personelinin uyarılacağını ve denetimlerin artacağını belirttiler.</p>

<p>Haber: Arif AZAK</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/refakatci-koltuklarinin-kirik-olusu-hasta-yakinlarini-isyan-ettiriyor-saglik/1237/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Trabzon Valisi Tahir Şahin'den Özel İmperial Hastanesi Yönetimine iade-i ziyaret - SAĞLIK</title>
<description><![CDATA[<img src="https://araklimedya.com/images/haberler/trabzon-valisi-tahir-sahinden-ozel-imperial-hastanesi-yonetimine-iade-i-ziyaret---saglik.jpg" width="250"><br>
<p>Trabzon Valisi Sayın Tahir Şahin Özel İmperial Hastanesi Yönetimine iade-i ziyarette bulunarak, Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi.</p>

<p>AK Parti İl Başkanı ve Özel İmperial Hastanesi genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Sezgin Mumcu, Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Şahin ve<br />
Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan’ın hazır bulunduğu ziyarette,  Özel İmperial Hastanesi yönetimi hastane çalışmaları hakkında Trabzon Valisi Tahir Şahin’e bilgiler verdiler.<br />
Görüşmede sağlık sektöründeki gelişmeler ve Trabzon’un sağlık turizmi potansiyeli üzerine fikir alışverişlerinde bulunuldu.</p>

<p>Karşılıklı iyi niyet dileklerinin dile getirildiği ziyarette Özel İmperial Hastanesi yöneticileri, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e<br />
nazik ziyaretlerinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, teşekkürlerini sundular.</p>
]]></description>
<link>https://araklimedya.com/trabzon-valisi-tahir-sahin-den-ozel-imperial-hastanesi-yonetimine-iade-i-ziyaret-saglik/1162/</link>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:56:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>